22 Aralık 2010 Çarşamba

Xurros, neules i bones festes



Sokakları ışıldatan yılbaşı süsleri, vitrin ve camları saran yalan kar ve insanları saran alışveriş çılgınlığıyla yine geldi Noel. Sokaklarda, mağazalarda, kafelerde beyninize işlenen şarkılarıyla geldi. Sanırım, Noel dükkân ve kafe gibi yerlerin çalışanı ya da sadece müşterisi olmanızın belli bir açıdan çok da bir şey değiştirmediği tek dönem: nereye giderseniz gidin aynı şarkılar havada. Ve bir yere gitmeseniz de sokakta buluyor sizi. Ya da beni buluyor. All I want for Christmas, Let it snow (ki Barselona'da kar var da biz mi 'dur' dedik...) ve tabii coğrafî konuma özgü olarak bir Villancicos (Noel şarkıları) seçkisi bu yıl aklıma kazınanlar.

Şurada Barselona'da Noel hakkında geçen yılki yazıyı okuyabilir ve meşhur Noel şarkılarından birini dinleyebilirsiniz. Şurada da önemli bir Noel figürü olan ve 'her Belén'de (ya da Pessebre, yani İsa'nın doğumuyla ilgili sahneleri temsil eden bir yerleştirme/enstalasyon) bir tane olmazsa olmaz' Caganer hakkında bir yazımı bulabilirsiniz. Ayrıca aşağıda Caganer ve Katalanların diğer eskatolojik kültürel ifadeleriyle ilgili ingilizce kısa bir video var.




Videoda duyduğunuz ya da duyacağınız isimlerden biri Caga Tió. Kendisi bir kütük. Mecazî anlamda değil; basbaya kütük. Gerçi mini versiyonlarının dallardan yapıldığını sanıyorum. Caga Tió'nun iki ön bacağı ve pek sevimli bir yüzü var. Bir de tabii kıpkırmızı bir Katalan beresi. Kimisinin gözlüğü, piposu, Noel Baba sakalı ve bıyığı da oluyor. Meydanlardaki dev versiyonlarından mini birer anahtarlık olanlarına kadar muhtelif boyları mevcut. Caga Tió'nun görevi Noel hediyelerini 'yumurtlamak'. Önce bir sopayla çok da acı vermeyecek bir güçle ve geleneksel şarkısını söylerek beline beline vurduktan sonra poposuna örtülmüş bir battaniyenin altından bir hediye çekiyor ve sahibine veriyorsunuz. En azından bu yıl ilk defa katıldığım haliyle Caga Tió ritüeli böyleydi. Şahsen pek sempatik buldum kendisini çünkü bana da iki güzel kitap hediye etti =) (Tabii bunda asıl payı olan ev sahiplerine fırsattan istifade buradan sevgilerimi yolluyorum). Biz de Katedral Meydanı'nda kurulan Noel pazarından muhtelif boy ve simada Caga Tió'larımızı aldıktan sonra Plaza Espanya'ya doğru Gran Via üzerinden yürümeye başlayalım.


Resmin alındığı yer: http://dutchdepression.blogspot.com/2009/11/introducingcaga-tio.html (Caga Tió hakkında ingilizce bol bilgili ve neşeli bir metin)

Plaza Espanya'ya yaklaştıkça bir başka Noel Pazarına rastlayacağız çünkü. Gran Via'nın ortasındaki yaya ve bisikletli şeridinde her yıl kurulan bu pazarda oyuncakçı, takıcı, çantacı, şekerci, püsürcü bir sürü stand yan yana dizi dizi uzuyor. Noel arifesi boyunca Gran Via üzerindeki vitrinler, apartman girişleri, otobüs durakları karşı kaldırımdan görünmez oluyor. Karşınızda gördüğünüz gri dalga dalga metal bir şerit oluyor. Zira standlar ortadaki yaya şeridine değil iki yandaki trafiğe bakıyor; standa bakanlara kaldırımda nispeten ferah bir tampon bölge bırakarak tabii. Yine de garip geliyor bana bu yön tercihi. Belki de arabaların arka koltuklarındaki çocukları da cezbetmek içindir. 

Bu pazarın bence starı ise kaldırımda adeta çölde bir vaha gibi parıldayan, adeta topraktan mantar gibi fışkıran, parlak bir fikir gibi bir anda karşınızda beliriveren, devasa, kırmızı-beyaz ışıklı, 'janjan'lı xurrerialar. Yani, kuru bir tulumba tatlısı kıvamındaki xurroları oracıkta yapıp satan karavan-dükkânlar. Tabii ki xurreria sadece Noel pazarına özgü gezici bir tatlıcı değil. Normal zamanda da Barselonalılarca çok sevilip ara ara kapısından girilen bir dükkân xurreria. Ve sıcak çikolata sevenler sıcak bir kafede otururken sıcacık keyiflerinin yanında bir iki xurros isteyip meşhur xocolata amb xurros'u da deneyebilirler.





Barselona'da bir Noel daha bitti. Benim için. Fırsattan istifade sevdiklerine kavuşmanın sabırsızlığı bir yana; bütün curcunasına, gürültüsüne, hazırlığına maruz kalıp kendisine tanık olmadığım, takvimde bir nokta. Tabii garip bir his, bünyede bir ne olduğunu anlayamama, zamanda bir boşluk. Ama belki de benim için yurtdışında Noel'in en tatlı yanı, benim için yurtdışında olmaması...

19 Aralık 2010 Pazar

The Guardian's Clip Joint. Henchmen

Let's show some Christmas spirit towards these much maligned minions with their emotional baggage and superior masters



Young Frankenstein

Top hencho ... Marty Feldman's Igor in Young Frankenstein

15 Aralık 2010 Çarşamba

Turner prize 2010: Susan Philipsz, sound art and student protests

Last night Susan Philipsz walked away with Britain's most prestigious art prize, but the evening was dominated by art students demonstrating against cuts. As the artist describes what it's like to win, Andrew Dickson talks to the protesters picketing Tate Britain – and gallery director Nicholas Serota explains whose side he's on



12 Aralık 2010 Pazar

Bridget Riley's circles run rings around us

Adrian Searle sees Bridget Riley reach a new artistic peak with her wall mural at the National Gallery, Composition with Circles 7