22 Eylül 2008 Pazartesi

'Mucha' Chocolate Barcelona

Caixa Forum'daki Alphonse (ya da Alfons, kaynaklar kararsız) Mucha sergisi sanırım heyecanla bekleniyormuş Barselonalılar tarafından. Zira sergi Mayıs 2008'den bu yana İspanya turunda ve Barselona'dan önce Madrid'te 350 bin kişi tarafından gezilmiş. Sergide yazdığına göre bu, İspanya'da açılan böyle geniş kapsamlı ilk Mucha sergisiymiş... Güzel de bir sergi. (Bu arada Caixa Forum Türkiye'deki Yapı Kredi Sanat misali, La Caixa isimli bir bankanın kurduğu önemli bir sergi merkezi.)

İspanya'nın -bence- en baba Rock şarkıcısı Joaquín Sabina'nın bir şarkısı vardır, 'Yo quiero ser una chica Almodóvar' (Ben bir Almodóvar kızı olmak istiyorum) diye. İşte ben de bir Mucha kızı olmak istiyoruuuuum! Çiçeklerden bir tacın altında, saçlarına yıldızlar dolanmış, tül tül elbisesiyle adeta boşlukta akıp giden bir kız...

Mucha'nın (Çekler 'Muha' diye okuyor bu ismi) en çok dekoratif panolarına hayranım: her biri dörder panodan oluşan sanatlar; çiçekler; günün saatleri; ay ve yıldızlar -panolar içinde de en çok bu serinin karşısında eriyorum-; değerli taşlar ve mevsimler serileri. (Panoları ve ilerde adı geçen eserleri görmek için tıklayın=)) Tabii Sarah Bernhardt'lı tiyatro afişleri de (özellikle Medea) unutulmaz. Sarah Bernhardt da Mucha'nın afişlerine hayranmış. Hatta hep onunla çalışmak için özel bir anlaşma yapmış. Ve tabii ünlü anekdota göre Medea'da kullanılacak takılar arasında aslında olmayan, tamamen Mucha'nın hayalgücünün ürünü yılanlı takıyı Bernhardt o kadar beğenmiş ki Fouquet'ye aynısını yaptırmış. -Alexandre Fouquet, eserleri karşısında eriyip bittiğim bir diğer Art Nouveau ilahı, dönemin en önemli takı tasarımcısı.- Mucha-Fouquet dayanışması bundan sonra da devam etmiş.

Bunların yanında Zodiac, Rêverie, Princesse Hyacinthe, Job sigara reklamı, Amattler çikolataları reklamı, 1900'da Paris'teki Exposition International için yaptığı çalışmalar da Mucha'nın en ünlü eserleri arasında yer alıyor. Açıkçası sigaraya dair sevdiğim tek şey Mucha'nın Job reklamı için yayptığı afiş sanırım =p Bütün bunların yanında Mucha'nın yağlıboya resimleri de çok etkileyici. Aralarında beni en çok etkileyen kızı Jaroslava'nın portresi oldu. Kızın gözlerindeki ateş hipnotize edici sanki.


Sergiyi gezdikten sonra bir dolu Mucha kartpostalı aldım. Bu yazıyı yazarken isimlerde hata yapmamak için kartlara baktım ve fark ettim ki daha bir sürü almalıymışım... Neyse, Caixa Forum bana yürüme mesafesinde =P Ayrıca sergi dahilinde Mucha hakkında düzenlenen konferanslardan birine de bilet aldım (1 euro), Mucha ve Sembolizm). Burada bir parantez açmak istiyorum: Söz konusu konferansa bilet bulduğuma inanamıyorum. Zira Barselona'daki büyük geçici sergilerin hepsiyle birlikte bir de konferans dizisi hazırlanıyor. Ve bu konferansların biletleri hemen bitiyor. Benim Mucha sergisi açıldıktan 3 gün sonra hala bir konferansa yer bulabilmem güzel oldu yani =) Bu durum İstanbul Film Festivali biletlerine kavuşmak için aşılması gereken kuyrukları hatırlattı bana... Ah İstanbul! Şimdi Film Ekimi kuyruğunda olmak vardı...


Mucha konusunda kendimi daha fazla kaybetmeden diğer başlığa geçeyim. Woody Allen'ın yeni filmi Vicky Cristina Barcelona adını aldığı şehirde vizyona girdi. La Vanguardia'ya göre Barselonalılar filmi yeterince beğenmişler ama filme hayran da kalmamışlar. 'Barselona'nın en turistik, en yüzeysel halini göstermiş Woody Allen' diyordu röportaj yapılan izleyicilerden biri. Ben de izleyeyim bakiim diyordum. Hem ne zamandır (!) Bardem'i göremiyorduk beyaz perdede... Ne var ki bundan önce iki kere gittiğim ve Barselona'da bildiğim tek sinemada katalanca seslendirmeyle oynuyormuş film =( Neyse ki orijinal versiyonun gösterileceği bir başka sinema buldum yakınlarda. En kısa zamanda 'görücem' bu filmi. Duyduğuma göre Film Ekimi'ne de geliyormuş ;)

İşte bugün de böyle geçti bu çılgın şehirde.

Adéu!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder